Adam ve Köpeği

forum resmiHarlan Ellison'ın bilimkurgu klasiğinden uyarlanan düzeyli ve bir o kadar ilginç bir film. Dördüncü Dünya Savaşı'nda nükleer bir bombanın patlamasından sonra insanlar ikiye bölünür. Bir kısmı yeraltına inerken, bir kısmı yerüstünde yaşamayı sürdürür. Genç bir erkek olan Wick ve onunla telepatik bir bağ kurabilen köpeği yerüstünde yaşamayı tercih etmiş bir avuç kişiden biridir.
Devamını da getirelim : Köpeğiyle beraber nükleer savaştan sağ kalmış (ve onunla telepatik bağ kurabilmeye başladığını farketmiş) ve yaşadığı yerde bir gün hayatta kalmasının imkasnız olduğunu bilen genç oğlan Nick çıktığı bir yolculuk sırasında bir gün savaştan sağ kalmış bir sığınak bulur : Bu aslında bir şehirdir , insanlığın son toplu yerleşimi... Fakat yüzeyin altında yaşayan bu insanlar aslında su kaynaklarının radyasyona bulaşması nedeniyle yavaş yavaş hastalanmaya başlamış ve üretkenliklerini yitirmeye başlamıştır. (Tüm bunlara tüm sığınak insanlarının derilerini 3-4 kat makyajla yerinde tutabildiklerini de ekleyin) Nick gitmek istese de sığınağın bodyguard'ı olan android'in de zoruyla onu rehin alır ve onu kamptaki insan neslinin yeniden başlaması için "damatlığa" zorlar. Fakat o ise bunca aday varken aşık olduğu biri de olmasına rağmen gitmeyi seçecektir.

forum resmihttp://mavifrm.com/sinema-tv-tiyatro/86287...t-filmleri.html sitesindeki listeye göre tüm zamanların en iyi 100 kült filminden biriymiş ama filmi izlediğimde henüz bunu bilmiyordum.Filmi izlediğimde yıl 1994'dü ve bir Show TV bir de TRT3 gündüz kuşağında reklamsız olarak 70'lerin post apokalistik filmlerinden ve benzeri B Class / kültlerden oluşan kuşaklar yayınlıyorlardı (Anlayabileceğiniz gibi , belki ucuz ama zihinsel sinefil tatmini olarak çok güzel günlerdi) İnternete dalıp çıkarak yaptığım araştırmalar filmin TV'lerimizde en son Ağustos 2000 yılında yayınlandığını gösterdi , "Adam ve Köpeği" adıyla rast gelirseniz göz atın derim ben.

Film çocuk yaştaki Don Johnson'un ilk başrollerinden biri yanılmıyorsam.Film hakkında türkçe olarak bulabildiğim ne bilgi varsa 3-4 cümleden uzun değildi veya yerden yere vuruluyor yada kısaca övülüp geçiliyordu.Ben filmin gerçi bir klasik olduğunu iddia edemem ama en azından ayırdığınız zamanınızın hakkını veren bir Öteki Sinema örneği olduğunu açıkça söyleyebilirim.

Film hakkında çok da resim bulamadım ama burdan birkaç kareye göz atabilirsiniz :

Yorumlar (0) :: Sizin Yorumunuz :: Bağlantı


Son Umut

    Öteki Sinema için yazan : Masis Üşenmez   
    
  

2006'nın en önemli bilim kurgu filmi son umut ilerleyen zamanda da kült bilim kurgu filmleri arasında kendine bir yer bulacaktır. Alfonso Cuarón'un başarılı yönetiminin yanında Clive Owen, Julianne Moore ve Michael Caine gibi her daim karizma yıldızları bünyesine katan film, başarısını üç oscar adaylığı ve kazandığı iki  BAFTA ile de perçinledi.

2027 yılında post apokaliptik Londra sokakları terörist saldırılar ile yıkılmaktadır. Uzun yıllardır insanlığı esir alan kısırlık problemi yeni nesillerin oluşmasına  izin vermemiş ve bu nedenle insan türü yok olmanın eşiğine gelmiştir. Bütün bu problemlerin yanında Britanya ayakta kalan son devletlerden biri olduğu için sürekli göç almaktadır ve göçmenler Londra'nın farklı bir bölgesinde yığınlar halinde tutulmakta, yasadışı gelişleri engellenmeye çalışılmaktadır. Bütün bu karmaşanın içinde eski bir aktivist olan Theo Faron (Clive Owen)'un en büyük problemi ise eski eşinin de yardımı ile afrikalı bir göçmen kadının güvenliğini sağlamaktır. Kadının önemi bu ortamda hamile kalmayı başarabilmiş olmasıdır.  Theo'yu kaçıran, eski eşi Julian Taylor (Julianne Moore)'ın başını çektiği göçmen haklarını savunan bir terörist grup ondan hamile Afrikalı'nın evraklarını hazırlatmasını ve böylece güvenli bir şekilde doğumun gerçekleşmesini istemektedirler. Theo eski eşi Julian'ın da ısrarları ve bir miktar paranın da yardımı ile işbirliğine gitmeyi kabul eder ve böylece macera başlar. Ancak daha ilk dakikada yolculuk bir saldırı ile başlar ve Julian bu saldırıda öldürülür. Bundan sonra Theo'nun tek yapabileceği kızla beraber kaçıp sağ salim Tomorrow adlı gemiye ulaşabilmektir.

            Senaryosunun P. D. James'in aynı adlı romanından alan film tek çekimde tamamlanmış uzun aksiyon sahneleri gibi zor tekniklerin altından başarılı bir şekilde kalkıyor. Kısırlığın nedeni tam olarak anlaşılmasa da çevre kirliliği ve global ısınma referans alınıyor. Film ırkımız çoğalamazsa başımıza neler gelir gibi bir soruya cevap aramaya çalışıyor. Romandan farklı olarak filmde kısırlık problemi erkekden kadına kaydırılmış. Böylece insanlığın umudunun yokolması daha dramatik bir dille verilmeye çalışılmış.        

     

             Filmin sonu özellikle açık uçlu bırakılıyor öyle ki kim nasıl bir son istiyorsa onu çıkarabilir.  Cuarón'un bu konudaki yorumu "Filmin sonuna hafif bir umut serpiştirdik. Eğer olumlu bir insansanız filmden mutlu bir sonla ayrılabilirsiniz ama karamsarsanız tamamen umutların tükenmiş olduğu bir son sizi bekliyor.”


    İkinci defa Londra'yı mekan almış bir film çeken yönetmen mekan tasarımlarını Blade Runner'ın tam tersine anti futuristik bir şekilde ayarlamış, böylece seyircilerin başka bir distopyaya değil filmin anlattıklarına odaklanmalarını istemiş. Filmin asıl teknik başarısı olan tek çekim aksiyon sahneleri özellikle üç planda öne çıkıyor: karısına suikast sahnesi (dört dakika!), bebeğin doğumu (199 saniye) Theo'nun kaçırılma sahnesi (455 saniye). Tabii bu sahnelerin çekimi oldukca zor olduğundan yer yer CGİ efektlerin kullanılması gerekmiş, yani her şey göründüğü gibi de değil.  Yine de yönetmene hakkını vermek gerekir, çünkü bu sahneler o kadar akıcı ki sanki bir ilizyonist duruyor karşınızda. Filmin alt metni çok geniş ve sizi uzun süre düşündürecek göndermeler içeriyor. Temelde bir aksiyon bilim kurgu filmi olmasına rağmen aslında günümüzün 11 eylül sendromundan tutun da çevre kirliliği, terörizm, amerikan politikaları her yönüyle senaryoda irdeleniyor. Örneğin göçmenlerin tutulduğu bölgeler aslında Abu Ghraib ve Guantánamo'nun bir kopyası. Filmin özellikle kullandığı belgesel ve televizyon haberi imiş gibi duran sahneler sanki az önce CNN'in ırak savaşından geçtiği canlı bağlantılar. Cuarón'un bir başka açıklamasına bakacak olursak “ Rus binalarından çıkarlarken kollarında çocuğunun ölüsünü taşıyıp ağlayan bir kadını görüyorlar. Bu sahne balkanlarda çekilmiş gerçek bir fotoğraftan alıntı. O fotoğraf da aslında Michelangelo'nun La Pieta tablosuna bir göndermedir. Sahnelerde bu şekilde elimizden geldiğince gerçek olaylarla bağlantılar kurmaya çalıştık.”


            Filmi eleştirirken tabii ki hristiyanlık göndermelerine de değinilmeden olmaz. Filmin adı zaten incildeki bir ayetten alıntıdır. “Thou turnest man to destruction; and sayest, Return, ye children of men” Yönetmenin de dediği gibi film “neredeyse” hrstiyanlık hikayesini anlatmaktadır. Film kritikleri tam da Hz. İsa'nın doğumunun kutlandığı noel günü gösterime giren filmi bir modern zaman Hz. İsa'nın doğuş hikayesi olarak sunmuşlar. Müzikler de filmin bu ilahi yanını öne çıkaracak şekilde kilise müziklerini hatırlatıyor. Bir garip bağlantı da Theo'nun kızın hamile olduğu haberini bir samanlıkta alması ve bu sahnenin isa'nın doğum tasvirlerine benzemesi. Beni en çok etkileyen sahnelerden birisi  olan doğum sonrasında binadan inerlerken askerlerin ve mültecilerin yollarını açması ve sessiz bir şekilde yeni doğmuş bebeğe bakmaları ki bu sahne tek çekim ve üçbuçuk dakika civarı sürüyor, imgelemeler isa'nın Nasıra'dan kaçırılmasına atıfta bulunuyor.

            Son söze gelirsek Son umut kesinlikle popcornları alıp seyredebileceğiniz bir film değil. Filmin sistemle problemleri var ve sizi de bu konuda ortak yapmaya çalışıyor. Ağır ilerlemese de sonuçta Matrix de değil. Ne ile karşılaşacağınızı bilerek izlerseniz daha mutlu ayrılırsınız Son Umut'tan.



Yorumlar (0) :: Sizin Yorumunuz :: Bağlantı


Zordax II : The Metal War

Post apocaliptic Kısa Film - 12 Dakika - mini-DV

Nükleer Kıyamet sonrası bir Dünyada hayatta kalanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için herşeyi yaparlar. Fakat Zordax'ın adamlarıyla karşılaştığınızda işler kötüye gidecektir.


Bu Post Apocaliptik distopya'da, MIKE WATERS (desert scavenger), TOLGA KARAER (ZORDAX) ve CHRISTO LEPOVSKY (Dr Cergum) Cathia Deland, Hans Gauthier rol almakta. Filmin kötü adamını ise bir Türk, Tolga Karaer canlandırıyor


Filmin müzikleri ise Hans Gauthier (Chernobyl Cha-Cha/ Tranzistor Bop), Manhattan Love Suicides tarafından yapılmış.


Kostümler ise Valérie Gagnon-Hamel. tarafından sağlanmış Dr. Cergum'un acayip labarotuvar makinelerini de Dominique Engel. tasarlamış burada Ressam ve heykeltraş Jean Pronovost. tarafından yapılmış bazı taslakları görebilirsiniz


Éric Bilodeau, post prodüksiyon aşamasında bazı özel efektleri üretmiş olan isim.


Zordax II : The Metal War ilhamını,  After the Fall of New-York, The New Barbarians gibi 80'lerin ucuz Bilim kurgu filmlerinden alıyor


Zordax II : The Metal War'ın Dünya Prömiyeri Québec Vitesse Lumière festivalinde yapıldı

ve Festivaldeki büyük ödülü  Allan Brown’un surrealist filmi Donkey Harvest ile paylaştı




Yorumlar (0) :: Sizin Yorumunuz :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Oteki Sinema

Ana Sayfa

Arşiv

iletişim

Yazarlar

Murat Tolga Şen

Masis Üşenmez

Akuma Blade

Gülnur Karakaş

Konuk Yazarlar

Utku Uluer

Xkyoya

Çevirmenler

Angelus Novus

Mahmut Akıncıoğlu

Banner & Arts

Murat Özkan

MERAKLISINA

Avalon
Shaun of the Dead
1408
Stephen King'den The Mist
70'li Yılların Canavarları Saldırıyor
Hot Fuzz
Kıymetlendik
The Shining
This is Spinal Tap
Jjakpae - City of Violence
Bloglar geliyor!
Dante 01
Mine Mutlu Filmleri
Öteki TV yayında
Fright Night
Charlton Heston aramızdan ayrıldı...
Re Animator
Bir Yudum insan - Korku Filmleri özel
Death Note
Terminator 4
A.R.O.G Kamera arkası
Gölge E-Dergi 7. Sayı
Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
Yetimhane - El Orfanato
Olmadı tekrar çekelim: Shutter

Gerilim Hattı

KATE-GORE

  • Afis - Lobby
  • Anime
  • Bilim Kurgu
  • Cizgi Romandan Sinemaya
  • Deli Profesorler ve Deneyleri
  • Dev Yaratiklar
  • Film incelemeleri
  • iblisler - Demonlar
  • Italyan Replika
  • Kavramsal
  • Korku Sinema
  • M Demirhan Fantastik Sinema
  • Pete Tombs Fantastik Sinema
  • Post Apokaliptik
  • Sinema Nostaljisi
  • Turk Erotik
  • Turk Fantastik
  • Turk Macera
  • Uzayli istilacılar
  • Video Freaks
  • Video Hitleri
  • Yeni cevrimler
  • Yönetmen Sineması
  • Zombiler - Mutantlar