Flash Gordon - Baytekin

Kategori: Bilim Kurgu
           Ming: I like to play with things a while before annihilation!
 Superman'in gişe başarısından sonra 80'lerin başı bir çizgi roman çevirileri cümbüşüne dönmüştü. Çoğu başarısızlıklarla dolu bu dönemin en eğlenceli ve kült kelimesini en çok hak eden filmi Flash Gordon'dır elbet. Gerçi ilerleyen yıllarda Amerikan seyircisinin Türk fantezi filmleri ile tanışması sanırım Flash'ın ününü sekteye uğrattı ama bilmeyenler için türün bu eğlenceli örneğinin üstünden geçmek ve hatırlatmak sanırım şu günlerde ilaç gibi gelecektir.

Mike Hodges'in yönettiği çizgi roman klasiği Flash Gordon hem çizgi romandan hem de 70lerde çekilmiş tv dizisini feyz alarak yaratılan garip bir senaryo ile baştan duvara tosluyor. Mongo adlı gezegenin acımasız imparatoru Ming tamamen can sıkıntısından dünya adlı gezegene saldırıya geçer. Max von Sydow bu rolde parmak ısırtır, kulak kopartır, her göründüğünde kırmızı parlak pelerini ve kazınmış kafası insanı ayrı alemlere sürükler. Ming'in ağzından çıkan her replik eğlenmek için bire birdir. Türk fantastik filmlerinin başarılı versiyonlarından Baytekin'in de bu karakterden alıntılandığı söylenir. Ben kendisini daha çok Dünyayı Kurtaran Adam'daki Büyücü'ye benzetmişimdir.

Amacı biraz insanlarla oynamak olduğu için Ming önce doğal afetler yolu ile dünyanın dengesini bozar. New York Jets'in oyuncusu olan “Flash” Gordon ve gazeteci kız arkadaşı bu afetler sırasında uçak kazası geçirerek Dr. Hans Zarkov adlı deli bilim adamının eline düşerler. Dr. Zarkov gizli bir uzay gemisi yapmaktadır ve deneyinde kullanmak için Flash'ı esir alır. Ancak işler umduğu gibi gitmez ve üçü bir şekilde kendilerini Mongo gezegeninde Ming'in esirleri olarak bulurlar. Artık Dünya'nın tek umudu Flash ve Dale'in İmparator Ming'e karşı vereceği savaşa bağlıdır.

 

Flash, Flash, I love you, but we only have fourteen hours to save the Earth!

 

Gerek Danilo Donati'nin elinin değdiği belli olan rengarenk kostüm tasarımları  gerekse  genel atmosferi bakımından son derece başarılı olan film Queen'in yaptığı müziklerle de kulaklarımızın pasını atar. Benim de zamanında Queen hayranlığım sırasında keşfettiğim bu cevher ilk büyük bütçeli soundtrack olarak da kabul görmüş, daha sonrasında çevrilen bilim kurgu klasikleri Dune'da Toto'ya, Maximum Overdrive'da ise Ac/Dc'ye Sountrack yapma konusunda öncü olmuştur. Film aklıma gelince zaten Freddy Mercury'nin iç gıcıklayıcı sesi şöyle der bana:

 

FLASH! AH-AH! HE'LL SAVE EVERYONE OF US!

 

Flash rolündeki kazma başrol oyuncusu Sam J. Jones'un tüm zamanların en kötü başrol performanslarından birini ortaya koyması filmin bir eksisi gibi görünse de  en kötü başrol oyuncusu ödülünü alarak kendi çapında bir başarıya da imza atmıştır. Söylentiye göre yönetmen Jones'un oyunculuğundan o kadar bunalmış ki bari sesi düzgün çıksın diyerek Flash karakteri için bir tiyatrocuya dublaj yaptırılmış. Ancak bu kişinin kim olduğu hala bir muammadır. Bana sorarsanız Kartal Tibet ya da Cüneyt Arkın'a teklif götürülmüş olsa çok daha iyi bir film ortaya çıkardı. Film beklentilerin çok altında bir gişe ile  yapımcılarını bozguna uğratmış ancak daha sonra Bilim Kurgu fanları arasında kült katagorisine yükselmiş. Öyle ki fanlarının oyları ile Rotten Tomatoes sitesinde tüm zamanların en iyi 100 Bilim Kurgu filmi arasında 88. sıradaki yerini koruyor.


Öteki Sinema için yazan Masis Üşenmez


Yorumlar (1) :: Sizin Yorumunuz :: Bağlantı


Yakında : I Am Legend

Kategori: Bilim Kurgu


Büyük bütceli post apokaliptik "I Am Legend"den bazı tanıtım posterleri... (ilginç nükleer sonrası resimler)
Big Budget'ların tanıtımı bize düşmez ama bu defa "28 X Sonra" serisi gibi ucuz sinema referansları barındıran bir filmle karşı karşıya olduğumuz ümidimizden dolayı "I Am Legend"i bağrımıza bastık.









Yorumlar (0) :: Sizin Yorumunuz :: Bağlantı


Gündüz Nöbeti

Kategori: Bilim Kurgu
Day Watch - Дневно́й дозо́р - Dnevnoi Dozor


Öteki Sinema  için Yazan : Asden

Night Watch evreninin ikinci halkası Day Watch ile devam ediyor. 21 Ekim'de Türkiye'de gösterime girecek filmi vizyondan önce siz değerli öteki sinema okurlarına tanıtmak isterim. Rusya'da filmin vizyon tarihi 1/01/06 idi ve bu yüzden “yılın ilk filmi” şeklinde duyuruldu. 4.2 milyon usdye mal olan yapımın sadece memleketinde kazandığı para ise 40 milyon usd. Böylece Rusya'da tüm zamanların en büyük hasılatına ulaşılmış. Hatta filmin bir sahnesinde bir önceki gişe canavarı 9 rota adlı filme gönderme olsun diye Anton o filmin afişini parçalayıp içinden geçerek bir metro istasyonuna düşüyor. Hani baştan nası kırdık sizin rekorunuzu der gibi.

Filmin açılışı yine bir prologla başlıyor. Mitolojiye göre kişinin kendi kaderini belirleyebilen bir tebeşir asya topraklarında bir kalenin içinde saklanmaktadır. Hun imparatoru Timur bu tebeşiri bulmak için büyük bir savaşa girer ve sonunda tebeşiri ele geçirmeyi başarır. Böylece tüm hayatı boyunca hiçbir hata yapmadan büyük zaferlerle imparatorluğu genişletir. Bu hikayeyi aklımızın bir köşesine koyup filmimize geri dönelim.

 

Day Watch ilk filmin bıraktığı yerden devam ediyor. Geçen zamanda Svetlana iyilere katılmış ve Anton'un öğrencisi olmuştur. Anton'un oğlu Yegor gibi Svetlana da bir ulu kişidir ve ikisinin çarpışması son savaşın başlangıcı olacaktır. Bunun gerçekleşmesi için Zavulon'un planı Anton'un üzerine bir suç atmak ve onu komiteye yakalattıktan sonra boşluğunda savaşın başlaması için ilk ateşi yakmaktır. Ancak Anton kader tebeşirinin peşine düşecek ve üzerine atılan suçlardan kurtulmaya çalışacaktır. Bana göre Harry Poter'a gönderme olsun diye filmin adı şu şekilde olabilirdi: Anton Gorodetsky and the chalk of fate

 

Timur Bekmambetov bu sefer ilk filmden de başarılı sahneler yaratmış. Özellikle açılış prologu, ve daywatch ekibinin hırçın kızı Alisa'nın Mazda RX-8 ile şehri birbirine kattığı sahne ve sadece ikinci seviye ve üstü kahinlerin girebildiği çöplük ve sivrisinekten geçilmeyen alacakaranlık bölgesi görsel açıdan çok başarılı.

Hikaye olarak da karakterleri tanıdığımız için fazla zaman kaybetmeden konuya giriliyor, bu yüzden ilkine göre daha akıcı bir dile sahip. Yalnız tanıtımlarında geçen “Epik korku üçlemesi” lafı bence hikaye için oldukca yanlış bir izlenim veriyor. Bir kere korkabileceğimiz tek bir sahne yok. Evet etrafta Vampirler, kötüler cirit atıyor ama hepsi de normal insan gibiler. Kötülerin lideri Zavuron bile ilk filme göre çok daha nazik ve edepli. Tek korkunç figür Yegor olmuş, elinde öldürücü topacı ve inek yalamış saçları ile Svetlana ile karşılaşması görülmeye değer. Aslında ana hikaye frp severlerin yakından bildiği Vampire The Masquerade evreni ile büyük benzerlikler içeriyor. Filmde ana karakterimiz Anton bir ayyaş, yan komşusu vampir aşkı için ölmeyi göze alabiliyor, babası da oğlu için herşeyi yapmaya hazır yani iyiler ile kötülerin arasında diğer hikayeler gibi kalın çizgiler yok.

 

Day Watch ara filmlerin genelde düştüğü başı sonu belli olmama durumundan biraz nasibini alıyor ama yine de Matrix, Star Wars ve Lord of the Rings'in ikinci bölümlerine  göre sonu daha iyi kotarıyor ve üçüncü film için peki ne olacak şimdi dediğimiz gibi tam bir film seyrettiğimiz izlenimini de bir parça verebiliyor. Night watch'ı seyretmeden kesinlikle bu filmi seyretmeyin ve ilk filmi seyretmenizin üzerinden bir süre geçtiyse bir daha bakmanızda büyük yarar var.

 

 

Yorumlar (0) :: Sizin Yorumunuz :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Oteki Sinema

Ana Sayfa

Arşiv

iletişim

Yazarlar

Murat Tolga Şen

Masis Üşenmez

Akuma Blade

Gülnur Karakaş

Konuk Yazarlar

Utku Uluer

Xkyoya

Çevirmenler

Angelus Novus

Mahmut Akıncıoğlu

Banner & Arts

Murat Özkan

MERAKLISINA

Avalon
Shaun of the Dead
1408
Stephen King'den The Mist
70'li Yılların Canavarları Saldırıyor
Hot Fuzz
Kıymetlendik
The Shining
This is Spinal Tap
Jjakpae - City of Violence
Bloglar geliyor!
Dante 01
Mine Mutlu Filmleri
Öteki TV yayında
Fright Night
Charlton Heston aramızdan ayrıldı...
Re Animator
Bir Yudum insan - Korku Filmleri özel
Death Note
Terminator 4
A.R.O.G Kamera arkası
Gölge E-Dergi 7. Sayı
Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
Yetimhane - El Orfanato
Olmadı tekrar çekelim: Shutter

Gerilim Hattı

KATE-GORE

  • Afis - Lobby
  • Anime
  • Bilim Kurgu
  • Cizgi Romandan Sinemaya
  • Deli Profesorler ve Deneyleri
  • Dev Yaratiklar
  • Film incelemeleri
  • iblisler - Demonlar
  • Italyan Replika
  • Kavramsal
  • Korku Sinema
  • M Demirhan Fantastik Sinema
  • Pete Tombs Fantastik Sinema
  • Post Apokaliptik
  • Sinema Nostaljisi
  • Turk Erotik
  • Turk Fantastik
  • Turk Macera
  • Uzayli istilacılar
  • Video Freaks
  • Video Hitleri
  • Yeni cevrimler
  • Yönetmen Sineması
  • Zombiler - Mutantlar