3.8.2007
Planet Terror - Dehşet Gezegeni

Kuzey Amerika Sinemasının arızalısı Tarantino ve Meksika'lı yardakcısı Rodriguez'e ait Grindhouse projesi gündeme geldiğinden beri ilgili bir takipcisiyim. Fakat, Grindhouse'un ülkemiz sinemalarında iki parça olarak gösterileceği açıklandığında oldukca üzülmüştüm... Alacağım "tad"ı bozmamak için her ikisini de DVD raflarına birlikte (sahte fragmanlarıyla birlikte) düşene kadar görmemeye yeminliyken.... bir müptelanın kriz anına denk gelen bir duyguyla, dün öğlen vakti gidip "Planet Terror"ü gördüm.
Öncelikle "Planet Terror"ün gösterim zamanı çok iyi... yıllar önce tatil vakitlerinde izlediğimiz, genelde Özen Film ve Yeni Tual film'in getirdiği, bolca İtalyan Post apokaliptiği ve Zombi filmlerinin gösterilme vakitlerine uygun olarak, gevşek ve sıkıcı, kurak bir yaz gününden kaçmak amacıyla sinema salonlarını doldurduğumuz bir ana denk geldi. ve inanılmaz zevk aldığım bu filmden çıkarken çocuk ve ergen zamanlarımda karanlık salondan, hemen gün ışığına çıkan kamaşmış gözlerimle ilgili anılarım aklıma düştü. Ne yazıkki artık bütün Sinemalar Alışveriş merkezlerinde ve yapay ışık bu etkiyi sağlayamıyor :( (üzüldüğün şeye bak!)
"Planet Terror" kendine referans olarak zombi ve çatışma (explotion) temalı ucuz filmleri örnek alıyor ve onların biriktiridiği tüm malzeme ve klişeleri bu defa gösterişli ama tür'e büyük bir saygıyla yaklaşarak sunuyor. Bir yerde Uçak - Scary Movie serisi ya da Epic Movie gibi bir tür parodisini yapmasına rağmen onlar gibi rantı sömürmek ve aşağılamak yerine, asıl amacının bu janrı hatırlatmak ve güçlendirmek olduğunu 2 saat boyunca hiç unutmuyor.

Ama bizim gibi orta yaşlarda olup da bir zamanların meraklı sinema çocukları, "Planet Terror"ü seyrederken tarif edilemez bir zevk alacak ve deyim yerindeyse o günlere geri dönecekler... hem yaşıtımız hem de bu türü çok sevmiş bir yönetmen olan Rodriguez, "B" filmcilerinin asla sahip olamayacakları bir bütce ve oyuncu kadrosu ile ama onların duygusal yaklaşımı ile müthiş bir filmi bizlerle buluşturuyor.
Bu arada hatırlatmadan geçmeyeyim, sakın ola! filmi 5 yıldızlı bir plaza salonunda izlemek için zahmet etmeyin! çünkü bir "Grindhouse" filminin maddesle biçimine uygun olarak, filmin her yanı dökülüyor, çizik içinde ve bazen ses bandı kayıyor, film bazı bölümler'de yanıyor ve hatta bir kısmı kayıp!
Tabi aslında bütün bunlar "Grindhouse" "2 film birden" sinemalarının ve gösterdikleri filmlerin duygusal atmosferine yaklaşmak için yapılan numaralar.
Rodriguez afacan ve militan yaklaşımını bu filmde de ortaya koyuyor ve Büyük Stüdyo kurallarını elinin tersiyle iterek hem uzun yıllardır görülmemiş bir şiddet gösterisini son derece eğlenceli bir biçimde sunuyor hem de "köpekler ve çocuklar ölmez!" gibi bir adeti hiç düşünmeden bozuveriyor.
Filmin referans noktası zombi filmleri demiştik ama özellikle düşündüğüm şey : Rodriguez biraz da manidar bir şekilde bir "Carpenter" filmi yapmış. Müziklerin kendi yaptığı enfes (Carpenter'da kendi filmlerinin müziğini yapardı) gitar ve elektronik tınılar zaman zaman bir Rodriguez değil Carpenter filmi izlediğimi düşünmeme yol açtı. Ayrıca ustanın "Prince of Darkness - Karanlıklar Prensi", "Assault on Precinct 13 - 13. Karakola Saldırı" ve "Escape from New York - New York'dan Kaçış" filmlerine açık göndermeler yaparak bir saygı duruşunda bulunuyor. Bir yandan da ustaya, Village of the Damned 'i çektiği 1995 yılından beri neden kayda değer bir film yapmadığını sorup, ona kendi sinemasını hatırlatma görevini üstlenmiş.
Bir de belki biraz abartılı bir analiz olacak ama filmin en büyük korku teması zombi'ler değil, kimyasallların özellikle Irak'ta görev yapan Amerikan Askerlerinin cinsel organlarına yaptığı korkunç şey! Rodriguez çok hınzır bir şekilde, erkeğin gerçek korkusu olan iğdiş edilme ve cinsel organ anomalisine dokunmuş, neredeyse "Boşverin çocuklar bu mankafalar! 11 Eylül belgesellerinden falan bir şey anlamaz, bunları savaştan uzak tutmanın yolu budur!" der gibi...
uzun lafın kısası : karşımızda saf ve çocuksu bir ruhla yapılmış yüksek bütçeli fakat gerçekten samimi bir "B" kültü durmakta... Türe tamamen sadık kalarak, yüksek bütce ve iyi oyuncu avantajını da kullanarak ortaya inanılmaz eğlenceli bir Zombi-çatışma filmi çıkmış...
son söz : "Planet Terror", Askeri üs'de başlayıp Helikopter'de bitiyor... daha ne olsun!
Sevgiler.... Murat Tolga Şen - Midnight






