14.6.2007
Atilla Dorsay
B Filmlerinden nefret eden ama onlar hakkında yazan bir adam...
Elimde eski bir sinema kitabı var. adını bile unutmuşum, geçenlerde evdeki kitapları tasnif edip, okuduklarımı eşe dosta dağıtmak için ayırdığım bir sırada (eğer bir başucu kitabı değilse, arada mutlaka içindeki bilgilerden faydalanılmıyorsa "Fantastik Türk Filmleri" gibi mesela... kitabın arşivi de başka herşeyi biriktirmek gibi faydasız ve zararlıdır. Arşivcilik, bencilliktir. Koleksiyonculuk ise batı kapitalizimin aynı ürünü herkese satmak için manipüle ettiği bir duygudur... Neyse, bir kitap buldum demiştim, adı "Beyazperde'de Kırmızı Filmler" yazarı ise usta film eleştirmenlerimizden, Atilla Dorsay Beyaz Perdede Kırmızı Filmler- Atilla Dorsay, Mayıs 1986, 332 sayfa
Kitabın ilginçliği şurada; belki de B filmleri hakkında en erken yazılmış kitap budur! ama belli ki farkında olmadan, hatta türe karşı bir önyargı ve düşmanlıkla yazılmış bir inceleme kitabı... mesela "Strayker" adlı Post apokaliptik'den "gerizekalı bir sinemacı takımı tarafından, gerizekalı olduğunu varsaydığı bir seyirci için yapılmış" diye bahsedebilecek kadar "Kült" duygusundan uzak.

ama her ne hikmetse bu filmler hakkında bir kitap yazıp (aslında özel bir çalışma değil, gazetelerde yayınlanan eleştirilerinin derlenmesi) nemalanacak kadar da ciddiye alıyor bu türü. Neredeyse tüm eleştrilerde bu çelişkiyi görmek mümkün. Kitap bazı başlıklar altında toplanmış film eleştirilerinden oluşuyor. "Üstün İnsan", "Açıkhava Fantastiği", "Felaket Sineması" gibi... Fakat neredeyse çoğunluğunu "ucuz filmler" in oluşturduğu bu filmlerin hemen hepsini neden görme gereği hissetmiş Dorsay bunu pek anlayamadım.

Bu bağlamda ben hep gerçek "Ucuz sinema" takipcisinin, dürüst bir sinemasever olduğunu düşünürüm. Şöyleki; neredeyse herkes bu mantıksız, sefil , bütcesiz ve uyduruk filmimsileri merak eder, hakkında konuşur ama şu anki yükselen "Kült" trendinde olduğu üzere bu hayranlık değil, aşağılama ve alay etme ile gelişen bir meraktır. Bizim batılı gençlerin çok sevdiğini sandığımız "Dünyayı Kurtaran Adam" ne yazıkki orada bir parti eğlencesi halinde sunulmakta ve tüketilmektedir, ama gerçek bir "kült"sever, bu filmlere hayrandır ve onları savunur. Çetin İnanç ve ekibinin mantıksız cesareti ile komik duruma düşme pahasına, kaçakcı, aşk ve kabadayı filmlerinden ibaret ülke sinemasına bir bilimkurgu filmi katma çabalarını takdir eder. Aytekin Akkaya'nın uyumlu oyunculuğunu, Yadigar Ejder ve Sönmez Yıkılmaz'ın figüranlıktan, set işciliğine, ışıklara yardım etmekten, dekor çakmaya her işe koşmasını ve kavgaları ayırmaya gayret edişini minnetle ve duyguyla anar. Yani bir anlamda Canavar'ın arkasında yatan duyguya hakimdir. Şu an dünya genelinde ki "Kült" takibi bu filmlerin yarattığı eğlence duygusunun cılkını çıkarmaktan ibarettir ama yine de bazen türün samimi takipcileri inanılmaz katkılar sağlamakta, mesela son yıllarda B türüne en büyük saygı duruşunu iflah olmaz B sever Tim Burton "Ed Wood" adlı filmle yapmış ve Dünyanın en horlanmış yönetmenine gerçekten farklı ve insancıl bir bakış getirmiştir.

ED WOOD (1994)
Fakat Atilla Dorsay bilerek yada bilmeyerek, belki de akademik bir ağırbaşlılığından taviz vermemek için, "ucuz sinema"ya düşmandır. Şu anki duyguları nedir bilemem ama yazdığı kitapdan anladığım kadarıyla o bir "Ed Wood" taşlayıcısısıdır. Fakat kitabın yayınlandığı tarihte genç bir ergen olan ben Düşman bir yayın da olsa bu filmler hakkında bulabildiğim tek esere olağanüstü bir ilgi göstermiştim, bu vesileyle sınırlı da olsa Dorsay'a teşekkür ederim. Fakat azılı bir "Öteki Sinema" sever olarak gerçekten minnettar olmamız gereken kişiler, sevgili Giovanni Scagnamillo, Metin Demirhan ve Ali Murat Güven dir.
Yazar : Murat Tolga Şen
Özgün, Öteki Sinema blog yazısıdır. dilediğiniz gibi kopyala, parçala, yapıştır yapabilirsiniz.

ama her ne hikmetse bu filmler hakkında bir kitap yazıp (aslında özel bir çalışma değil, gazetelerde yayınlanan eleştirilerinin derlenmesi) nemalanacak kadar da ciddiye alıyor bu türü. Neredeyse tüm eleştrilerde bu çelişkiyi görmek mümkün. Kitap bazı başlıklar altında toplanmış film eleştirilerinden oluşuyor. "Üstün İnsan", "Açıkhava Fantastiği", "Felaket Sineması" gibi... Fakat neredeyse çoğunluğunu "ucuz filmler" in oluşturduğu bu filmlerin hemen hepsini neden görme gereği hissetmiş Dorsay bunu pek anlayamadım.

Bu bağlamda ben hep gerçek "Ucuz sinema" takipcisinin, dürüst bir sinemasever olduğunu düşünürüm. Şöyleki; neredeyse herkes bu mantıksız, sefil , bütcesiz ve uyduruk filmimsileri merak eder, hakkında konuşur ama şu anki yükselen "Kült" trendinde olduğu üzere bu hayranlık değil, aşağılama ve alay etme ile gelişen bir meraktır. Bizim batılı gençlerin çok sevdiğini sandığımız "Dünyayı Kurtaran Adam" ne yazıkki orada bir parti eğlencesi halinde sunulmakta ve tüketilmektedir, ama gerçek bir "kült"sever, bu filmlere hayrandır ve onları savunur. Çetin İnanç ve ekibinin mantıksız cesareti ile komik duruma düşme pahasına, kaçakcı, aşk ve kabadayı filmlerinden ibaret ülke sinemasına bir bilimkurgu filmi katma çabalarını takdir eder. Aytekin Akkaya'nın uyumlu oyunculuğunu, Yadigar Ejder ve Sönmez Yıkılmaz'ın figüranlıktan, set işciliğine, ışıklara yardım etmekten, dekor çakmaya her işe koşmasını ve kavgaları ayırmaya gayret edişini minnetle ve duyguyla anar. Yani bir anlamda Canavar'ın arkasında yatan duyguya hakimdir. Şu an dünya genelinde ki "Kült" takibi bu filmlerin yarattığı eğlence duygusunun cılkını çıkarmaktan ibarettir ama yine de bazen türün samimi takipcileri inanılmaz katkılar sağlamakta, mesela son yıllarda B türüne en büyük saygı duruşunu iflah olmaz B sever Tim Burton "Ed Wood" adlı filmle yapmış ve Dünyanın en horlanmış yönetmenine gerçekten farklı ve insancıl bir bakış getirmiştir.

Yazar : Murat Tolga Şen
Özgün, Öteki Sinema blog yazısıdır. dilediğiniz gibi kopyala, parçala, yapıştır yapabilirsiniz.




