19.1.2006
4 İtalyan
DARIO ARGENTOSuspiria (1977)
Y: Dario Argento
O: Jessica Harper, Stefania Cassini, Udo Kier

Amerikalı bir genç kız (Harper), bale öğrenimi görmek üzere Almanya'da bir yatılı okula gelir. Ancak okulda tekinsiz bir şeyler vardır ve oda arkadaşı ona bu yatılı okulun aslında bir cadı yuvası olduğundan kuşkulandığını söyler. İtalyan korku maestrosu Dario Argento'nun bu en ünlü filminde, son derece basit bir konu özenli bir renk, ışık/gölge, kamera ve müzik kullanımı ile görsel ve işitsel açıdan zengin bir deneyime dönüştürülmüş. Suspiria, aslında daha çok konusu 'katil kim?' sorusu eksenli cinayet filmleri üzerinde yoğunlaşan Argento'nun doğaüstü temalı iki filminden biri -diğeri ise Suspiria'nın devamı niteliğindeki Inferno'dur (Cehennem; 1980). Argento, Suspiria'yı bir cadı filmleri üçlemesinin ilk halkası olarak tasarlamış ancak Inferno'dan sonra bu üçleme projesinin sonunu getirmemişti. Filmin müzikleri, İtalyan rock topluluğu Goblin'e ait (Argento diğer filmlerinde Goblin'in yanısıra Keith Emerson, Iron Maiden gibi rock müziğin tanınmış isimleriyle sıkça çalışmıştır).
Uyarı notu: Suspiria, yer yer çok sert şiddet sahneleri içermektedir.
Dario Argento: Korku sinemasının 'kült' yönetmenlenleri arasına giren Dario Argento, sinemaya önce senarist olarak girdi, bu arada Sergio Leone'nin Bir Zamanlar Batı'da'sının (1968) tretmanını Bernardo Bertolucci ile ortaklaşa yazdı. Yönetmenliğe ise ertesi yıl Kristal Tüylü Kuş adlı gerilim/korku filmiyle başladı. ABD'de dahi büyük bir beğeni toplayan bu film, Argento'nun Alfred Hitchcock'la kıyaslanmasına ve bir süre 'İtalyan Hitchcock'u' olarak anılmasına yolaçtı. Ancak Argento, 'algının sorunsallaştırılması' temasını filmlerine içselleştirmesi açısından gerçekten de Hitchcock'la benzeşse de onun filmleri görselliğin ve işitselliğin hikayenin önüne geçmesi açısından ise çok farklıdır. Argento'nun Kristal Tüylü Kuş ve Suspiria dışındaki en önemli filmleri Profondo Rosso (1974) ve Stendhal Sendromu olarak sayılabilir. Kariyerinin ilerleyen yıllarında yönetmenlik dışında yapımcılığa da el atan Argento yanında yönetmen yardımcısı olarak yetişen Michele Soavi gibi pek çok genç yeteneği himaye ederek bu isimlerin yönettiği filmlerin yapımcılığını da gerçekleştirmiştir; bu arada George Romero'nun ünlü Night of the Living Dead'inin devamı olan Dawn of the Dead'in de yapımcısı Argento'dur. Dario Argento, kendi öz kızı Asia Argento'yu da küçük yaşlardan itibaren filmlerinde oynatmıştır.
MARIO BAVA
La Ragazza che sapeva troppo (Çok Şey Bilen Kız)
Y: Mario Bava
O: Leticia Roman, John Saxon, Valentina Cortese

Amerikalı bir genç kız (Roman), turist olarak geldiği Roma'da bir gece vakti bir cinayete tanık olur ve katilin bir sonraki kurbanının kendisi olacağından endişe etmeye başlar. Ancak kimseyi kendine inandıramamaktadır çünkü herkes genç kızın, müptelası olduğu cinayet romanlarının etkisinde kalarak hayal gördüğünü sanmaktadır. Görüntü yönetmenliğinden yönetmenliğe terfi eden Mario Bava'nın yönetmenlik kariyerindeki ilk eserlerinden olan bu film aynı zamanda İtalya'da "giallo" olarak anılan ve daha sonra özellikle 1960'ların sonlarında ve 1970'lerin ilk yarısında bir furyaya dönüşecek olan 'katil kim?' temalı gerilim/korku filmlerinin ilk örneği. Çok başarılı bir siyah-beyaz sinematografiyle dikkat çeken film, siyah montlu ve siyah eldivenli katil figürü başta olmak üzere ait olduğu türün temel ikonografilerinin yerleşmesinde pay sahibi sayılabilir.
Sei donne per l'assassino (Katil İçin Altı Kadın)
Y: Mario Bava
O: Cameron Mitchell, Eva Bartok, Thomas Reiner

Bir moda evinde çalışan güzel modeller teker teker öldürülmektedir ve polis katili bulmakta aciz kalmaktadır. Mario Bava'nın ilk renkli filmlerinden olan bu film, giallo türünün bir diğer erken ve öncü örneği. Filmdeki son derece doygun renk kullanımı çok dikkat çekici ve filmin konusunun içinde geçtiği moda dünyasının tarzıyla uyum içinde olduğu düşünülebilir. Ayrıca ünlü bir İtalyan caz sanatçısı olan Carlo Rustichelli imzalı orjinal müzikler, bir cinayet sahnesinde izleyiciye "çok korkunç bir şey izleyeceksiniz ve korkacaksınız!" hissiyatı yaratmaya yönelik alışılmış korku film müziklerinden farklı olarak, adeta "büyük bir keyifle izle.." hissiyatını koşullandırıyor.
Cani arrabbiati (Kuduz Köpekler)
Y: Mario Bava
O: Lea Lander, Luigi Montefiori, Aldo Caponi

Bir grup soyguncu başarısız bir soygun girişiminin ardından, hasta bir bebeği hastaneye yetiştirmek zorunda olduğunu söyleyen bir adamı ve genç bir kadını (Lander) rehin alırlar. Önemli bir bölümü dar bir mekanda -bir arabanın içi- geçen ve dolayısıyla klostrofobik özellikler taşıyan film başarılı bir aksiyon/gerilim karması. Mario Bava'nın, çekimler bittikten sonra yapımcısının ölmesi üzerine ortaya çıkan mali sorunlar nedeniyle kurgusunu tamamlayamadığı ve dolayısıyla sinemalarda vizyona giremeyen bu filmi, ancak geçtiğimiz yıllarda onun çalışma notları ışığında kurgusu tamamlanarak restore edilmişti.
Mario Bava (1914-1980): Gençliğinde resim öğrenimi gören ve babası da görüntü yönetmeni olan Mario Bava, sinemaya görüntü yönetmeni olarak başlamış ve bu zanaatin 1950'lerin İtalyan popüler sinemasındaki en yetenekli ismi olarak sivrilmişti. Kendisinin yine görüntü yönetmeni olduğu bir filmi, esas yönetmenin yarım bırakması üzerine kendi başına tamamlayınca yapımcılar tarafından yönetmenliğe terfi ettirilerek ödüllendirildi. Yönetmen olarak ilk filmi olan La Maschera del demonio (Şeytanın Maskesi; 1960) adlı korku filmi zamanında büyük ses getirmişti. Popüler sinemanın hemen hemen bütün janrlarında ürün veren Mario Bava'nın oğlu Lamberto Bava da bugün sinema ve televizyonda yönetmen olarak çalışmaktadır.
Kaynak : Anonim Derleme - Kısmen ekşisözlük yazarlarının yorumlarından faydalanıldı.





