22.3.2008

Yetimhane - El Orfanato

Kategori: Korku Sinema
Bir korku filmine girdiğinizde perdede ne göreceğiniz aşağı yukarı bellidir. Tüm şablonlar çıkarılmış, yıllar içinde kullanılan her yeni korkutma aracı bir klişe haline gelmiştir. yeni yetme yönetmenlerin ille de korku filmi çekerek başlayalım hevesleri yüzünden de başarılı olarak addediğiniz her korku filminin onlarca seyredilemez karbon kopyası her yerde karşınıza çıkarak bu klişeleşme duygusunu iyice güçlendirmiştir. Çocukluğunun acısını sevişgen gençlerden çıkaran sapık katiller, Çılgın bilim adamlarının başarısız DNA deneylerinin ürünü envayi çeşit ucube, taze beyin avcısı zombieler, Zamanında çok kişiye mezar olmuş içi hayalet kaynayan Tekinsiz evler, Dünyayı ve özellikle ABD'yi yıkmaya and içmiş dev sürüngenler, Allahını şaşırmış vahşi hayvanlar, özellikle de böcekler ve fareler, ruhunu şeytana satmaya ısrarlı güç budalaları... Sizinde ekleyeceğiniz en fazla bir iki şey daha olabilir ama nerdeyse hepsi bu!

Mary Shelley, Edgar Allan Poe, H.P Lovecraft ve onların modern takipcileri olan Stephen King, Peter Benchley, Dean R. Koontz gibi yazarlar Beyazperde kabuslarının yaratıcısı oldular. Önümüzdeki yıllarda da bu türde devrimsel bir değişiklik beklenmiyor açıkcası...  "Cloverfield" gibi bazı önemli denemeler mevcut ama ilgili yazımda da belirttiğim üzere "Cloverfield" bir filmden ziyade bir deneyim ve bu tarza, multimilyon $'lık bütceleri sırtlanabilen Hollywood'dan başka kimse ne heves ne de cesaret edecektir.

Bu karamsar giriş tadımızı kaçırcakmış gibi gözükse de aslında işlerin sadece Kuzey Amerika sineması için iyi gitmediğini belirtmek isterim. Son umut olan, çekkigözlü korku remake'lerini de ille de amerikanlılaştırmak uğruna ellerinde itinayla patlattılar. Bunun son örneği de geçenlerde izlediğim ve 1.5 saatlik zaman israfı "The Eye" oldu.

Belki de bu yüzden,  yani bir Amerikan filmi gibi yürümediği ve bitmediği için bu sene seyrettiğim, tadı damağımda kalan tek korku filmi "The Mist ( akıllara zarar Türkce adıyla: Öldüren Sis) oldu. Türün iflah olmaz takipcilerinden olduğum için Sinemalarda bize sunulanın (ittirilenin demek daha doğru olur) dışında Divx denen Cennete elimi attığımda ise Avrupa sinemasından sessiz başyapıtlar her daim beni bekliyordu. Az sonra hakkında kalemimin yettiği kadar bir şeyler yazacağım film de bunlardan biri... karşınızda: Yetimhane - El Orfanato

The Cronos, El Espinazo Del Diablo ve El Labiranto Del Fauno ile birlikte izlediğim ve çok beğendiğim 4. İspanyol korkusu olan Yetimhane - El Orfanato bize kesinlikle modası geçmiş bir öyküyü yine korku sinemasının sıkca kullandığı, gıcırdayan salıncaklar, kendi kendine kapanan kapılar, pencereler vs. gibi araçlarla anlatıyor. Ama bunu oldukca sakin ve sırtını büyük efektlere dayamadan ve bir korku filminin gerçekten ihtiyacı olan mekan ve atmosferi sonuna kadar hissetirerek yaptığı için, iyi bir kitabı yada yemeği bitirdiğimizde oluşan doyum duygusuyla kalkıyoruz koltuğumuzdan...

Filmin konusunu merak edenler için copy-paste'nin gücüyle tavlanarak yazıya ekleyiverelim: Laura'nın hayali çocukluğunu geçirdiği yetimhaneye geri dönerek, orayı yeniden yetim ve öksüzler için uygun hale getirmektir. Kendisinin bir zamanlar yetiştiği bu yere geri dönen Laura, yetimhaneyi satın alarak onu onarmak ve restore etmek ister. Küçük oğlu Simon ile burada yaşamaya başlayan Laura için ilk başta herşey yolundadır. Aslında bu yeni çevre Simon'un hayal gücünü geliştirmeye başlamıştır: Simon günlerini kendisinin yarattığı bir hayali arkadaşla geçirmektedir. Ancak Laura kısa zaman sonra bu hayali arkadaşın Simon'un kurgusundan çok daha fazlası olduğunu keşfedecektir.

Bu hayali arkadaşın bir süre sonra kendilerini rahatsız etmeye başlaması ve yetimhanede görülen garip olaylar, Laura'nın bir parapsikoloji uzmanına başvurmasına yol açar. Paranormal aktiviteleri araştıran bir grup uzman Laura'ya yardım etmek üzere yetimhaneye konuk olacaklardır.


Evet 30'unu aşmış bazı okurların da farkedeceği üzere bu tipik bir *oldschool hayalet öyküsü ve bir zamanlar izleyip çok beğendiğimiz George G. Scott'un müthiş bir perfomans gösterdiği Peter Medak korkusu "Dehşet - The Changeling"den de güçlü esintiler taşıyor. Tekinsiz bir ev, acı çeken çocuk hayaletleri ve dehşeti daha da büyüten paranormalist uzmanlar.. .


Korkmak için bööee! diye bağıran ve her sahne de üç beş kişiyi yutan yaratıklar yada elinde bahçıvan makasıyla bağırsak deşen psikopatların şart olduğunu zannediyorsanız "El Orfanato" size uykudan önce kadar sıkıcı gelebilir, ama filmin ilk on beş dakikasına şans tanıdığınızda hiç sarkmayan senaryosu, yönetimi ve performanslı oyunculuklarıyla gerçekten yaratılan korku duygusunun esiri olacaksınız. Sebepsiz ve anlamsız hiçbir ölümün olmadığı, her yere kanın sıçramadığı ama kesinlikle tüyler ürpertici ve aynı zamanda son derece acıklı olabilen bu öyküyü Yapımcı Guillermo Del Toro'nun himayesinde ilk uzun metrajını çeken Antonio Bayona yönetmiş... çocuğunu kaybeden anne rolündeki başrol oyuncumuz inandırıcılığını hiç kaybetmiyor. hikaye anne üzerine kurulu olduğu nedeniyle üzerine çok fazla iş düşen Belen Rueda bu rolün altından başarıyla kalkıyor. özellikle filmin sonunda çocuğunu bulabilmek için yaptıkları yürek sızlatıyor.


El Orfanato ruhsuz Hollywood korkularından bunalan bünyelere Çölde çay keyfini yaşatacak iddiasız ama kesinlikle çok başarılı, Belki de bu yılın en iyi seyirliği... Milyon dolarlık çöplerden sıra gelirse bizim sinemalarımızda da oynar diye düşünüyorum (Yazın sinemalar boş kalmasın zamanlarına denk gelecektir büyük ihitmalle) Mutlaka seyredin ve gece sakın yalnız yatmayın!


Öteki Sinema için yazan Murat Tolga Şen


* oldschool : oldskool şeklinde yazilan bu terim, tam olarak eski iyidir mentalitesidir.


Sen de yorum yap

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Oteki Sinema

Ana Sayfa

Arşiv

iletişim

Yazarlar

Murat Tolga Şen

Masis Üşenmez

Akuma Blade

Gülnur Karakaş

Konuk Yazarlar

Utku Uluer

Xkyoya

Çevirmenler

Angelus Novus

Mahmut Akıncıoğlu

Banner & Arts

Murat Özkan

MERAKLISINA

Avalon
Shaun of the Dead
1408
Stephen King'den The Mist
70'li Yılların Canavarları Saldırıyor
Hot Fuzz
Kıymetlendik
The Shining
This is Spinal Tap
Jjakpae - City of Violence
Bloglar geliyor!
Dante 01
Mine Mutlu Filmleri
Öteki TV yayında
Fright Night
Charlton Heston aramızdan ayrıldı...
Re Animator
Bir Yudum insan - Korku Filmleri özel
Death Note
Terminator 4
A.R.O.G Kamera arkası
Gölge E-Dergi 7. Sayı
Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
Yetimhane - El Orfanato
Olmadı tekrar çekelim: Shutter

Gerilim Hattı

KATE-GORE

  • Afis - Lobby
  • Anime
  • Bilim Kurgu
  • Cizgi Romandan Sinemaya
  • Deli Profesorler ve Deneyleri
  • Dev Yaratiklar
  • Film incelemeleri
  • iblisler - Demonlar
  • Italyan Replika
  • Kavramsal
  • Korku Sinema
  • M Demirhan Fantastik Sinema
  • Pete Tombs Fantastik Sinema
  • Post Apokaliptik
  • Sinema Nostaljisi
  • Turk Erotik
  • Turk Fantastik
  • Turk Macera
  • Uzayli istilacılar
  • Video Freaks
  • Video Hitleri
  • Yeni cevrimler
  • Yönetmen Sineması
  • Zombiler - Mutantlar